Sik Kullanilanlara ekle Anasayfan Yap
Eğer Sohbet odalarını açamadıysanız Lütfen XPJAVA programını yükleyiniz. Sitenize ücretsiz Sohbet Odası eklemek için tıklayın Sohbet odalarımıza Türkçe mIRC ile bağlanmak için Türkçe mIRC download ediniz.
GENEL BİLGİLER
İl Trafik No: 68
Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren
çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri ve ticari bir
merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya'nın
kapısı konumundaki Aksaray, kültürel varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile
de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu
Bölgesi’nde, tarihi İpek Yolu'nun önemli merkezlerinden birisi o
lan Aksaray, günümüzde de doğu-batı ve kuzey-güney yönleri arasında uzanan ana
bağlantı yollarının kavşağında yer almaktadır. Güzelyurt'u, Ihlara Vadisi,
Sultan Hanı, Eğri Minare’si, kış sporları turizm merkezi ilan edilen Hasan Dağı
ve Ziga Kaplıcaları ile Anadolu'nun ortasında çekici bir merkez konumuna
gelmiştir.
İLÇELER:
Aksaray ilinin ilçeleri; Ağaçören, Eskil, Gülağaç, Güzelyurt, Ortaköy ve
Sarıyahşi'dir.
Ağaçören: Ağaçören ilçesi M.Ö. III ve VI y.y.'da Hititler zamanında yerleşim
alanı olarak kullanılmış, daha sonra Bizanslılar zamanında Kapadokya sınırları
içerisinde kalmıştır. Bu zamana ait belgeler ilçe sınırları içinde kalan Taşkale
ve Kilise mevkilerinde ki kalıntılardan anlaşılmaktadır.
Eskil: Eskil, Tuz gölünün güneyinde Aksaray ili'ne 67 km. Konya ili'ne 115 km.
uzaklıkta düz bir ova üzerinde kurulmuştur. Yüzölçümü 1601 km², nüfusu
22.212'dir. Eskil halkı genelde çifçilikle uğraşmakta olup, Buğday, arpa ve
şekerpancarı yetiştirmektedir. Ortakuyu, Köşk, Çukuryurt, Hacıeyvatlı (höyüklü),
Mutlu, Culfa, Sarsak, Tosun yaylalarında höyükler mevcut olup, buralardan mimari
eser döküntüleri, insan, ilah ve ilahe heykelleri kalıntıları çıkmaktadır.
Bizanslılardan kalma tiyatro yeri kalıntıları günümüzde mevcuttur.
Gülağaç: Aşıklı Höyükte Mamasun Barajı nedeniyle yapılan kurtarma kazılarında
yörede M.Ö. 8000 yıllarında insan topluluklarının yaşadığı tespit edilmiştir.
Gülağaç'a bağlı Saratlı ve Camiliören köylerinde yeraltı şehirleri bulunur.
Güzelyurt: Günümüzde "Yüksek Kilise" olarak bilinen "Analipsis Tepesi" ve
civarında çok miktarda işlenmiş obsidiyenden (volkanik cam) yapılmış taş
baltalar ve seramik parçalarına rastlanması, burada "Kalkolitik Çağı" insanının
yaşadığını göstermektedir.
Manastır Vadisi, Ihlara Vadisi, Analipsis Tepesi civarındaki "Peri Bacaları",
Göreme ve Zelve gibi Kapadokya Bölgesi yüzey şekillerine iyi bir örnektir. Deniz
seviyesinden 1485 m. yüksekliktedir. Burada tam bir yayla havası hüküm sürer.
Ortaköy: İlçede yapılan kazılarda elde edilen buluntular buraların Eski Tunç
Çağı'na uzanan tarihini ortaya çıkarmıştır. Büyük Türk mutasavvıfı Yunus
Emre'nin türbesi Ortaköy'ün Sarıkaraman kasabası yakınlarındaki Ziyaret
Tepesindedir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu Aksaray doğu ve batı, kuzey ve güney yönlerinde uzanan karayollarının
kavşağında ve Kapadokya'nın girişinde yer almaktadır.
Otogar Tel : (+90-382) 213 78 00
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Aksaray Müzesi
Adres: Zinciriye Mah. Aksaray
Tel: (382) 213 16 67
Faks: (382) 213 09 42
Örenyerleri
Acemhöyük - Merkez/Yeşilova
Aşıklıhöyük - Gülağaç/Kızılkaya
Belisırma - G.Yurt/Belisırma
Ihlara - G.Yurt/Ihlara
Manastır Vadisi - Güzelyurt
Nora - Merkez/Helvadere
Selime - G.Yurt/Selime
Nora (Viranşehir) Antik Kenti
Aksaray'ın 30 km. güneyinde Hasan Dağı'nın eteğinde kurulmuş olan antik Nora
kasabası stratejik mevkide önemli bir askeri merkezdir. Roma ve Bizans
dönemlerinde önemini koruyan kasabada bugün birçok kilise bulunmaktadır. Ayakta
kalan yapılar Bizans dönemine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da
çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.
Aşıklı Höyük
Aksaray'ın 25 km. güneydoğusunda yer alır. 1989 yılından beri arkeolojik kazılar
yapılmaktadır. Aşıklı Höyük Anadolu'da Akeramik Neolitik Dönem'e (günümüzden on
bin yıl önce) ait en eski "ilk köy yerleşimlerini" sergileyen önemli ören
yerlerinden biridir.
Musular
Höyük Aksaray'ın yerleşim tarihinin Aşıklı Höyük'ten sonraki en eski
örneklerinden birini oluşturan Musular Höyük, Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyünde,
Melendiz Irmağı'nın batısında yer almaktadır.
Musular'a ilk kez günümüzden 8000 yıl önce yerleşildiği saptanmıştır. Şimdiye
kadar iki ana dönem tespit edilmiştir. Bunlardan ilki prehistorik terminolojide
"çanak çömleksiz neolitik" olarak adlandırılan akeramik dönemdir.
Sonraki yerleşme evresi "çanak çömlekli" evreye aittir. Bu dönemde yerleşenler
önceki yapı kalıntılarını düzlemiş, bunun üzerine kalınca sarımsı renkte bir
toprak tabakası sermiş ve bu düzlem üzerine kendi yapılarını inşa etmişlerdir.
Acemhöyük
Aksaray'ın 18 km. kuzeybatısında Yeşilova'dadır. M.Ö. 3000 yılında iskân görmüş,
en parlak devrini M.Ö. 2000-1750 yıllarında yaşamıştır. Şehrin o zamanki ismi
kesin olarak bilinmemekle beraber, yerli ve yabancı bilim adamları tarafından
Puruşhanda olduğu sanılmaktadır. 1948 yılından itibaren sistemli bir şekilde
devam eden kazılar neticesinde Höyükte Assur Ticaret Kolonileri dönemine ait
büyük bir saray ve deposu ortaya çıkarılmıştır. Üçüncü katta açığa çıkarılmış
olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil, Anadolu mimarlık tarihi
açısından da önemlidir.
Ihlara Vadisi : Bugün görülebilir 14 durumda kilise mevcuttur. Bunlardan 10
kadarı canlılığını ve renk uyumunu korumaktadır ve halen gezilebilmektedir.
Vadi, doğal yapısı itibariyle 9. yüzyıldan itibaren keşişler ve rahipler
tarafından çok uygun bir inziva ve ibadet yeri, savaş döneminde ise dinlenme,
korunma yeri olarak kullanılmıştır. Vadide yer alan kiliselerde “Hz. İsa'nın
Doğumu”, “Müjde”, “Ziyaret”, “Mısır'a Kaçış”, “Son Akşam Yemeği” gibi İncil'de
geçen konular fresko tekniğindeki resimlerde betimlenmiştir.
Ihlara Vadisi'ndeki kayalara oyulmuş freskli kiliseler, korunarak yeryüzünde
eşine rastlanmayan bir tarihsel ve dinsel miras olarak günümüze dek varlıklarını
sürdürmüşlerdir.
İlk çağlardan itibaren tabiatla tarihin bir arada bulunduğu Ihlara Vadisi'ndeki
kiliselerin resim tekniği iki kısma ayrılır. Ihlara civarındaki kiliseler
Kapadokya tipi diye bilinen sanat özelliklerini gösterir.
Yer Altı Şehirleri : İldeki yer altı şehirleri genellikle Güzelyurt ve Gülağaç
ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek merkez ilçe ve gerekse
Ortaköy’de de yer altı şehrine rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe merkezi ve
Manastır Vadisi’nde 3 adet açık yer altı şehri vardır. Gülağaç ilçesinde Saratlı
Yer Altı Şehri ziyarete açılarak, aydınlatılmıştır.
Camiler, Türbeler, Kiliseler
Ulu Camii, Eğri Minare (Kızıl Minare), Tapduk Emre Türbesi (Tapduk Emre Köyü),
Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Türbesi (Merkez), Kılıçarslan Türbesi (Merkez)
: Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi İtifakhanesi, Çilehanesi ve Mescidi Aksaray'ın en
önemli cami ve türbeleridir.
Aksaray Cami, Türbe ve Kiliseleri
Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)
Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409 yıllarında
Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e yaptırıldığı
yazılıdır.
Tipik bir Karamanoğlu eseri olan caminin en önemli özelliği; abanozdan yapılmış,
Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser bir örneği olan minberidir.
Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)
Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır.
Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır.
Taptuk Emre Köyü ve Türbesi (Taptuk Emre Köyü)
Aksaray ilinin kuzeyinde 20 kilometre mesafede bulunan köy, küçük Ekecik
Dağı'nın eteğinde kurulmuş olup Taptuk Emre'ye ait olduğu söylenmektedir.
Dağ eteğinin en üst kısmında ise son yıllarda yeniden çevre düzenlemesi yapılan
cami ve türbe bulunmaktadır. Taptuk Emre'ye ait olduğu söylenen mezar bozulmadan
üst kısmına taş sanduka yapılmıştır.
Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy)
Aksaray ilinin Ortaköy ilçe merkezine 20 km mesafede Reşadiye köyündedir.
Türbenin bulunduğu tepe, halk tarafından ziyaret tepesi olarak bilinmektedir.
Kaya Cami (Güzelyurt)
Güzelyurt ilçe merkezindedir. XIV. yüzyıldan kalmış olduğu sanılmaktadır.
Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)
Selime köyünde bulunan türbe, gerek mimari, gerekse dekoratif yönden erken devir
özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari
stili ve malzemeleri yönünden XIII. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir.
Kilise Cami (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)
Güzelyurt ilçe merkezindeki Hıristiyanlık dönemi eserlerinden olup, Ortodoks
alemi için büyük önem taşımaktadır. M.S. 385 yılında kapalı haç planında inşa
edilmiştir. Daha sonra çeşitli ilave ve tamiratlarla değişikliğe uğrayan
kilisenin, çan kulesi minare haline getirilerek camiye çevrilmiştir.
Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)
Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı haç planında olan kilise, kubbeleri ve
kolonlorı dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır.
Kilise, son olarak 1884 yılında tamir görmüştür. Kubbesindeki 1887 tarihinden,
fresklerinin onarımından üç yıl sonra yapıldığı anlaşılır. Günümüzde Vatikan'dan
buraya gelip hacı olanlar vardır.
Aziz Anargiros'un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede hastalar büyük bir
tören düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedir.
Sivişli Kilise (Güzelyurt)
Kasaba içinde kayadan oyma bir kilisedir. Kubbede, ortada Hz. İsa ile Hz.
Meryem'in, kenarlarda havarilerin portreleri yer almaktadır.
Selime Katedrali (Selime)
Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan katedral içinde iki sıra halinde sütunlar
mevcuttur. Bu sütunlar katedrali üç sahana ayırmıştır.
Kale Manastırı Kilisesi (Selime)
Kapadokya'daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır VIII. ile XIV.
yüzyıl veya X. yüzyıl, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yüzyıl sonu ile XI.
yüzyıl başları arasına tarihlenmektedir. İsa'nın göğe çıkışı, müjde, Meryem gibi
tasvirleri vardır.
Yüksek Kilise (Merkez)
Kızlar manastırı olarak bilinen kilise, dik kayalar üstüne taş oymadır. İl
merkezine yaklaşık 3 km mesafededir.
Kızıl Kilise (Sivrihisar)
Kırmızı kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise adını almıştır. Kilise V.-VI.
yüzyıla tarihlenmektedir.
Antik Nora Viranşehir (Helvandere Kasabası)
Aksaray'ın 30 km güneyinde Hasan Dağı'nın eteğinde kurulan kasaba, Roma ve
Bizans döneminin önemli yerleşimlerindendir. Kasabada bugün bir çok kilise
kalıntısı bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir. Bu
kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.
Ağaçaltı Kilisesi (Daniel, Pantanossa-Ihlara)
Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmındadır.
Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır'a kaçış, Hz. İsa'nın vaftizi ve Hz.
Meryem'in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi yer alır.
Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara)
Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde mezarlar mevcuttur.
Freskolar X. yüzyıl başı ile XII. yüzyıl arasına tarihlenmektedir.
Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve piskoposlar, müjde, ziyaret, çobanların
tapınması gibi, İsa'nın çocukluğu ve İncil'den çeşitli sahneleri konu alan
tasvirleri önemlidir.
Kokar Kilise (Ihlara)
IX. yüzyılın sonuna veya XI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen freskolarındaki
konular oldukça zengindir. Son yemek, çarmıha gerilme, Mesih'in defnedilişi,
göğe çekilme, havarilerin görevleri gibi zaman zaman konu bütünlüğü gösteren
tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar odasındaki süslemeler, kırmızı boya
ile yapılmış ilk örneklerdir.
Eğritas Kilisesi (Ihlara)
Çok büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu anlaşılan kilisenin
Meryem'e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek
arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos arasındaki Meryem, Hz. Yusuf'un
rüyası, Mısır'a kaçış, vaftiz, Kudüs'e giriş gibi tasvirlerin yer aldığı
fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyalarının çok renkli ve canlı
oluşu dikkat çekmektedir.
Sümbüllü Kilise (Ihlara)
Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Mikail ile Cebrail
arasında Meryem, İsa ve fırında üç İbrani genci ile azizlerin tasvirleri vardır.
Yılanlı Kilise (Ihlara)
Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma bir haçla bezeli
merkez mekanı çevreler. Çarmıhta İsa, Kudüs'e giriş, Mısırlı Meryem'in
gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır.
Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma)
Bölgedeki en yüksek kilise olup, 1283-1295 yılları arasında yapıldığı
sanılmaktadır. Kilisenin kitabesi kilisenin tüm çevresini dolanmaktadır.
Kilisedeki fresklerde incilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II.
Mesud'un resmi tasvir edilmiştir.
Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)
Tek koridorlu bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlara oyulmuş birer hücre ile
güney duvara oyulmuş üç hücre kubbesi de beşik çatı şeklindedir.
Direkli Kilise (Belisırma)
Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin
ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde
resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında kitabeler görülür.
Bir manastır kilisesi olup XI. ve XIII. yüzyıl lara tarihlenmektedir.
Ala Kilise (Belisırma)
Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir.
Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst
kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır. Doğum, Anastasis,
Kudüs'e Giriş, Mısır, Meryem'in Takdis Edilmesi gibi tasvirler yer almaktadır.
Karagedik Kilisesi (Belisırma)
Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde kurulmuştur. XI. yüzyıl
Bizans üslubunda yapılmış büyük bir kilise olup, Çanlı Kiliseyi andırmaktadır.
Hanlar
Alayhanı
Aksaray-Nevşehir karayolu üzerinde Alayhan köyü sınırları içerisindedir. Hanın
ön ve avlu kısmı yıkılmıştır. II. Kılıçarslan döneminde Uçbeyi olan Pervane Bey
tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.
Öresin Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 22 km.sinde, Selçuklulardan kalma bir handır. Orta
kubbesi ve kapısı yıkılmıştır. Pencereleri mazgal şeklindedir. Altışar kemerli
gözleri vardır.
Sultan Hanı
1228-1229 Yıllarında Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu
devrinin mimari taş işçiliği ve süsleme sanatları bakımından şaheser bir
örnektir. Ticari ve askeri açıdan önemli olan Konya-Aksaray yolunun emniyetini
sağlamak için kurulmuştur. Yazlık, kışlık, mescid ve ahır bölümlerinden oluşan
klasik Selçuklu hanları tipindedir.
Ağzıkara Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 15.km'sinde bulunan han, Osmanlı kaynaklarında Hoca
Mesud Hanı olarak geçmektedir. Yapımı 1231 tarihinde Alaaddin Keykubat döneminde
başlanmış, 1239 'da Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde tamamlanmıştır. Hamamı,
imareti, yazlık ve kışlık bölümleri ile tam teşekküllüdür. Hanın kapısı Selçuklu
taş süsleme sanatının tüm özelliklerini gösterir.
Kaplıcalar
Ziga Kaplıcaları
Aksaray’da termal turizm denilince Ziga Kaplıcaları akla gelir. Aksaray’a 35 km.
mesafede Ihlara yolu üzerindedir. Başta romatizma hastalıkları olmak üzere
metabolizma bozuklukları, sindirim sistemi hastalıkları, deri hastalıkları, göz
hastalıkları ve kadın hastalıkları ile nevralji, nefrit ve kırık çıkık
vakalarına iyi gelmektedir.
Paşa Hamamı
Osmanlı devri eserlerindendir ve şehir merkezinde Zinciriye Medresesi
yanındadır. II. Abdülhamit Seraskeri Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Kadın ve erkek kısımları vardır. Dört kubbelidir. Hamam ildeki taştan yapılmış
tipik ve tek Osmanlı eseridir.
Kuş Gözlem Alanı
Eşmekaya Sazlığı Kuş Alanı ve Tuz Gölü Kuş Alanı Aksaray ili sınırları içinde
bulunmaktadır.
Konya Kapalı Havzası
Sportif Etkinlikler
Dağ-Doğa Yürüyüşü
Hasandağı dağcılık ve kış sporları yapmaya elverişlidir. Halen yerli ve yabancı
dağcı gruplarının rağbet ettiği Hasandağı'nda. Klimatizm, orman içi dinlenme
alanı ve yaylacılık ile dağ bisikleti, atlı tur gezintileri ve doğa yürüyüşü
yapılmaktadır.
Olta Balıkçılığı
Mamasun, Hirfanlı ve Kültepe baraj göllerinde tatlı su levreğiyle aynalı sazan
balıkları yetiştirilmektedir. Yine çok sayıda bulunan göletlerde levrek, sazan,
alabalık ve yayın balığı yetiştirilmektedir. Melendiz dağlarından doğan ve Tuz
Gölüne boşalan Uluırmak'ta çok sayıda mercan balığı bulunmaktadır. Mamasun Baraj
Gölünde yetiştirilen tatlı su ıstakozu (kerevit) yurt dışına ihraç edilmektedir.
COĞRAFYA
Aksaray, kuzeyden Kırşehir, doğudan Nevşehir, güney doğudan Niğde, kuzey batıdan
Ankara ve batı ve güneyden Konya illeri ile çevrilidir.
Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölünün güneydoğusunda yer alan Aksaray
ilinin yeryüzü şekillerini, Hasan Dağı, Melendiz Dağları ve Ekecik Dağı gibi
eski volkanik dağlar ile bu dağlardan püsküren lavların meydana getirdiği
platolar ve ovalar oluşturmaktadır.
Aksaray İlinde İç Anadolu iklimi olan karasal iklim özellikleri görülmektedir.
Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve genellikle karlı geçmektedir.
TARİHÇE
Kapadokya Bölgesi içinde yer alan Aksaray ili M.Ö. 8.binden itibaren iskan
edilmiştir. Aşıklı Höyük, Akeramik Neolitik Döneme ait Anadolu'daki ilk köy
yerleşimlerinden birisidir.Tarihi süreç içerisinde Aksaray çeşitli medeniyetlere
beşiklik yapmıştır. M.Ö. 3000-2000 yılları arasında Asur Ticaret Kolonileri
Devrinde en önemli ticaret merkezlerinden birisi kent merkezi yakınlarındaki
Acemhöyük'tür. İlde daha sonra Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
Dönemleri yaşanmıştır.
M.S. I. yüzyılda havari Aziz Paul ve müridleri tarafından Anadolu'da yayılmaya
başlayan Hıristiyanlık çok tanrılı Roma taraftarlarının büyük tepkisine neden
olduğundan, ilk Hıristiyanlar korunmak amacıyla bu yöreye gelmişlerdir.
1142 yılında Selçuklu egemenliğine giren, 1923 yılında il olan Aksaray, 1933
yılında Niğde iline bağlı ilçe, 1989 yılında ise tekrar il olmuştur.
NE YENİR?
Aksaray’da hububat üretiminin geniş bir alana yayılmış olması ile bundan yapılan
yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısı ile yemek kültürüne yansımış,
bamya çorbası, çörek, şepe, erişte, kuskus, mayalı, dolma mantı, soğanlama,
çiğleme,sarığıburma, höşmerim bilinen yöresel yemeklerdir. Helvadere kasabasının
da alabalıkları lezzetleriyle ünlüdür.
Aksaray'dan Yemek Tarifleri
Bamya Çorbası
Malzemeler:
250 gr. bamya,
200 gr. et,
1 adet soğan,
1 domates,
1 yemek kaşığı salça,
1 limon
Hazırlanışı: Bamya sıcak suda 15 dakika kaynatılarak, limon tuzlu su ile
haşlanır. Tencere içine yağ ile bir adet soğan ve et ilave edilerek soğan
kızarıncaya kadar pişirilir. Rendelenmiş domates ile bir kaşık salça ilave
edilerek yemek kaynamaya bırakılır, limon ilave edilir. Hazırlanan bamya yemeğe
ilave edilerek servis yapılır.
Çiğleme
Malzemeler:
500 gr. un,
2 bardak su,
250 gr. taze kaymak
tuz
Hazırlanışı: Hazırlanan un ile su hamur haline getirilir. 15 dakika dinlenen
hamur merdane ile küçük yuvarlak şeklinde açılır. Arasında bir tatlı kaşığı
kaymak ilave edilip kapatılır. Teflon tavada kısık ateşte çevrilerek pişirilir.
Tekrar üzerine kaymak ilave edilerek servis yapılır.
NE ALINIR?
Türk halı dokumacılığının bugün Anadolu’da devam ettirildiği yerlerden birisi de
Aksaray Taşpınar’dır. Taşpınar halılarının günümüze değin koruduğu özelliklerden
bir tanesi atkı, çözgü ve düğüm iplerinin tamamen yün olmasıdır. İplerin
renklendirilmesinde ise genelde doğal boya kullanılmaktadır.
Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlık, yastık, heybe ve
eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur. Son yıllarda en çok yastık ve
yen halısı denilen çift halı dokunmaktadır.
LİNKLER
Aksaray Valiliği http://www.aksaray.gov.tr
Aksaray Belediyesi http://www.aksaray-bld.gov.tr
YAPMADAN DÖNME
Ihlara Vadisi, Güzelyurt'u gezmeden, Eğri Minareyi görmeden,
Helvadere de Alabalık - Ihlara Vadisinde Saç tavayı tatmadan,
Taşpınar Halısı almadan,
Ihlara Festivali ve Güzelyurt'ta 15 - 30 Ağustos ta düzenlenen Eski ve Yeni
Gelveri Festivalini (Yörede yaşayan Yunanlıların Yöreyi ziyaretleri nedeniyle
düzenlenmektedir.) izlemeden,
....Dönmeyin.