Sik Kullanilanlara ekle Anasayfan Yap
Eğer Sohbet odalarını açamadıysanız Lütfen XPJAVA programını yükleyiniz. Sitenize ücretsiz Sohbet Odası eklemek için tıklayın Sohbet odalarımıza Türkçe mIRC ile bağlanmak için Türkçe mIRC download ediniz.
Kadir Has Üniversitesi: Endüstri ve
Düşüncelerin Gelişimi
Kadir Has Üniversitesi (KHU) 1997 yılında İstanbul�da kuruldu. Bünyesinde
Mühendislik, Fen-Edebiyat, İktisadi İdari Bilimler, İletişim, Hukuk ve Güzel
Sanatlar fakültelerini barındıran kurum, Türkiye�de eğitim ve kültür alanlarında
bir lider konumuna ulaşmak; araştırma ve bilimsel gelişme açısından
uluslararası bir merkez olmak hedeflerini taşımaktadır.
Tütün üreten fabrikadan bilim üreten bir
üniversiteye
Tarihi Bizans surlarının ardında İstanbul�un en eski bölgesi yer almaktadır. Bu
surlar Kadir Has Üniversitesi�nin merkez kampüsünün yer aldığı Cibali bölgesinin
de etrafını çevreler. Kampüs Osmanlı döneminden beri �Altın Boynuz� diye de
anılan Haliç�e yalnızca birkaç metre uzaklıktadır. Kampüsün bitişik semti
Unkapanı bölgesinde Osmanlı devrinde ticari hayatın kalbinde yer alan ve 19.
yüzyıla kadar kullanılan Zeugma yer alıyordu ve doğal olarak Zeugma etrafındaki
aktiviteler bölgeye hareket getiriyordu. Bu hareketlilikten Cibali de nasibini
alıyordu, Cibali�nin Haliç kıyılarındaki ambarlar ve depolar bu bölgeye doğru
gelişmiş olan ticari hayat hakkında fikir vermektedir.
Cibali�nin limanı olan Porto del Pozzo Haliç�e kıyasla daha küçüktü. Eski
zamanlarda deniz ve Haliç surları arasındaki mesafe 12-15 metre kadardı ve sahil
şeridinde de Haliç limanından yola çıkacak olan mallarla dolu ambarlar ve
tersaneler sıralıydı. Surlar içindeki geçitler malların taşınmasında kolaylık
sağlıyordu.
Cibali yaygın bir inanışa göre ismini 1453�te Fatih Sultan Mehmet�in İstanbul�un
fethi sırasında aldı. Bursalı bir asker olan Cebe Ali Bey, sur duvarlarını
yıkarak şehre girdi. Bunun ardından girdiği yere Ali Bey dendi ve etrafındaki
mahalleye de �Cibali� denmeye başladı. Bölgenin sınırları batıda Küçük Mustafa
Paşa, güneyde Zeyrek, doğuda Unkapanı ve kuzeyde de Haliç�tir.
Fetihten sonra Cibali bölgesi gelişmeye başladı. Hepsi de meşhur birer denizci
olan kaptanlar Murat Reis, Mustafa Paşa ve Kemal Reis bölgede kendilerine köşk
yaptırdılar. Cibali�yi İstanbul�un kimliğiyle birleştiren iki faktör vardır.
Birincisi, biraz garip olmakla beraber yangınlardır, çünkü bu bölgede sık sık
yangın oluyordu; ikincisi de semtle aynı ismi taşıyan tütün fabrikası ve tütün
ambarıydı. Cibali ticari bir merkez olduğu için ve gemi yapımında pek çok yanıcı
madde kullanıldığı için, belirtildiği gibi sık sık yangın oluyordu. Eğer, rüzgar
kuzeydoğudan eserse Haliç surlarının iç ve dış kısmındaki yangınlar, özellikle o
dönemde şehirde pek çok ahşap bina yer aldığı için ciddi bir tehlike arz
ediyordu,. Büyük yangın felaketlerinin bir çoğu �Cibali yangınları� olarak
adlandırıldı. 1884 yılında kurulan Cibali Tütün Fabrikası, bölgeyi sosyal ve
ekonomik anlamda değiştiren önemli bir kurumdu. 1900�lerin hemen sonrasında
faaliyete başlayan kurumun büyük fabrika binası tütün işleme ve sigara üretimi
için kullanılıyordu.
Böyle büyük bir fabrika birkaç nedenle bu semtte kurulmuştu. Tütün gümrükleri bu
bölgede toplanıyordu ve fabrikadaki işgücünü oluşturan işçilerin bir çoğu bu
çevrede yaşıyordu. 1 Mart 1925�te, cumhuriyetin kurulmasının hemen sonrasında,
45 yıllık Fransız işletmeciliğinin ardından fabrikanın işletmesi devlete geçti.
1900'lerde çekilmiş, fabrikadaki hayatı anlatan fotoğraflara bakarsak,
göreceğimiz manzara dikkate değer olacaktır. Burada 1500�ü kadın ve 662�si erkek
olmak üzere toplam 2162 kişi çalışıyordu. TEKEL Cibali tütün fabrikası; kendi
polisi, sosyal görevlileri, hastaneleri, sosyal tesisi, bakkalları, okulları,
bir yangın birimi, sendikaları ve lokantalarıyla aslında kendi başına küçük bir
şehirdi.
Fabrikada, uzun yıllar boyunca tütün işlendi, satıldı ve depolandı. Bugün ise bu
binada bir eğitim kurumu yer alıyor. 1999-2000 yılları arasında kadir Has Vakfı
tarafından restorasyonu tamamlanan bina Kadir Has Üniversitesi olarak bir yüksek
öğretim kurumu şeklinde yeniden doğdu. Büyük kısmı boşaltılmış olan fabrika
1995�de tamamen terk edilmiş haldeydi. 1997�de Maliye Bakanlığı fabrika
binalarını Kadir Has Vakfı�na sattı. Dr. Mehmet Alper, binaların bir üniversite
kampüsüne dönüştürülmesi için gereken restorasyon çalışmalarından sorumlu mimar
olarak atandı. 1998 Mart�ında çalışmalar başladı. Üniversitenin planlamalarını
yapan ekiple birlikte çalışan restorasyoncular, alanı bir üniversitenin
ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde değerlendirmeye çalışırken; binaların
orjinal karakterini ve mimari birliğini korumaya özen gösterdiler.
Sonuçta, KHU Kadir Has Kampüsü zarif bir cepheye, güneşli bir avluya, havadar
koridorlara ve eğitim ve araştırma için gerekli olanaklara sahip bir bina olarak
ortaya çıktı. Dört yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından, 30 Ocak
2002�de kampüsün resmi açılışı gerçekleştirildi.
Bu nedenle Kadir Has Üniversitesi�nin yeni kampüsü üniversitenin geçmişin mirası
üzerine bir gelecek inşa etmek ve Türkiye ve dünyanın daimi olarak değişip,
artan ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla İstanbul�un kalbinde kültür, eğitim ve
bilimsel araştırmanın buluştuğu bir merkez oluşturabilmek amaçlarına ulaşma
yolunda dev bir adımı temsil etmektedir.